Çalışma Programı

ÇAĞDAŞ MÜHENDİSLER 2026-2028 DÖNEMİ

TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ İÇİN

ÇALIŞMA PROGRAMI ÖNERİSİ

ÖNSÖZ

“Mühendis mimarların, teknik bilgi ve becerilerini halkımızın yararına kullanamamaları, ülkenin içinde bulunduğu somut şartların bir sonucudur. Ülkemiz ekonomisi, siyasal yapısı ve bütün üst yapı kurumları, birbirleriyle kaynaşmış olan uluslararası emperyalist tekeller ve yerli sermayenin hakimiyetindedir. Bu egemen çevrelerin kontrol ettiği tüm yatırımlar ve hizmetler, halkımızın sorunlarının çözümüne yönelik değil, maksimum kar sağlayacak yeni pazarlar yaratmak yönündedir. Böyle bir sömürü düzeni içinde ülkemizin geri bırakılmışlıktan kurtulacağını ve tüm çalışanların yaptığı hizmetlerin ve yarattığı değerlerin halkımıza ulaşacağını sanmak kendimizi aldatmak olur. Emeğimizin halkın hizmetine girebilmesi, ülkemizin her alanda bağımsızlığını kazanmasına, sömürüye dayanan düzenin sona ermesine bağlıdır. Geleceğimiz üretim güçlerinin özgürce gelişebileceği, kafa kol emeği arasında farklılaşmanın olmadığı, emeğin yabancılaşmadığı bir düzene kavuşabilmemize bağlıdır. Geleceğimiz için öngörülerde bulunabilmek, programlar oluşturabilmek ve hayata geçirebilmek; geçmişi iyi yorumlayıp, günümüzü iyi tahlil ederek dünyada ve ülkemizdeki durumun irdelenmesi ve geleceğin tasarlanması ile mümkündür. Yapılacak olan yorumlamalar, tanımlar ve tespitler ışığında oluşturulacak çalışma programı ancak bu şekilde doğru bir tarzda hayat bulabilecektir.”

Teoman ÖZTÜRK
TMMOB BAŞKANI 1973-1980

GİRİŞ

Biz Çağdaş Mühendisler, Oda-Şube çalışmalarını; meslek alanlarımızdan hareketle ülke, toplum, yurttaş ve meslektaş yararı doğrultusunda yürütme anlayışını benimsiyoruz.

Meslek sorunlarının, ülkenin yapısal sorunlarından ayrı düşünülemeyeceğinin bilincindeyiz. Bu nedenle emekten, halktan yana politikaların gerekliliğini savunuyor; kamu yararını, toplumsal faydayı, kamusal hizmet ve kamusal denetimi temel alan bir anlayış ilkesiyle hareket ediyoruz. Odamızın ve Şubemizin, mesleki demokratik kitle örgütü kimliğiyle tüm çalışmalarını birlikte üretme, birlikte karar alma, birlikte yönetme ilkeleriyle yürütmesi gerektiğine inanıyoruz.

Bu temel ilkelerle; siyasal iktidarlardan ve sermaye çevrelerinden bağımsız bir duruşla, bilimsel ve mesleki etik ilkeler doğrultusunda çalışmayı; meslektaşlarımızın sorunlarına sahip çıkmayı, bilimi ve tekniği halkımızın hizmetine sunmayı görev biliyoruz.

EKONOMİ, SANAYİ VE GENEL TOPLUMSAL DURUM

Ülke ekonomisi ve sanayisinin durumu içler acısıdır.

Ekonomi yüksek borç, faiz ve açıklar, sermayeye verilen özel destekler, kuralsızlaşma ve rant talanı ile belirlenmektedir.

Sanayinin merkezinde yer alan imalat sanayii gerilemektedir. GSYH içinde imalat sanayii ve tarımın payı gerilemiş, ekonomimiz inşaat, ithalat, finans ve düşük katma değerli hizmetlere dayalı kırılgan bir yapıya evrilmiştir.

Üretim, ucuz emek ile düşük ve orta teknolojiye dayalıdır. Emek gelirlerinin katma değer içindeki payı tüm sektörlerde gerilerken en fazla gerileme imalat sanayiinde olmuştur.

Sanayide istihdam edilen nitelikli işgücü oranı gerilemektedir. Kaynaklar üretken yatırımlar yerine, spekülatif alanlara ve hiçbir toplumsal gereksinime dayanmayan ve artık bir soygun düzeneği haline gelen Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) projelerine aktarılmaktadır.

İlaç hammaddesinden yazılıma, ileri mühendislik ürünlerinden yarı iletkenlere kadar hemen her yüksek teknoloji alanında dışa bağımlılık katlanarak artmaktadır.

Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) harcamalarının niteliği, gerçek bir teknolojik atılım için son derece yetersizdir.

Üniversiteler ve araştırma merkezleri, piyasanın kısa vadeli ve çoğu zaman taklitçi taleplerine mahkûm edilerek, temel ve uzun vadeli bilimsel araştırma kapasitelerinden, eleştirel düşünceden ve toplumsal fayda üretme misyonundan uzaklaştırılmaktadır. Bu durum, emperyalizmin teknolojik tahakkümüne karşı en büyük ve en tehlikeli zaafımızdır.

Emek düşmanı politikalar, mühendisliğin, hekimliğin, eğitimciliğin değersizleştirilmesi, liyakatin tasfiyesi, kayırmacılık ve hukuk tanımazlık doruk noktalara ulaşmıştır.

İdari, ekonomik, siyasi, ideolojik, kültürel boyutlarıyla Türkiye’de belirgin şekilde toplumsal formasyon değişimi yaşanmıştır.

Her gün tanık olduğumuz kadın düşmanlığı, çocuk istismarı, taciz, tecavüz, şiddet, iş cinayetleri, afetlere karşı önlemsizlik, her alana yansıyan denetimsizlik, hemen her şey, çağdışı dinsel söylemlerle meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır.

Temel hak ve özgürlükler fiilen tasfiye edilmiş, toplumsal muhalefete karşı devlet baskısı ve şiddeti devreye sokulmuştur.

Sömürü yoğunlaşmış, ülkemiz ve halkımızın yoksullaştırılması vahim noktalara ulaşmıştır. Bölüşüm şokları, vergi adaletsizlikleri, büyük hayat pahalılığı ve toplumsal bir bunalım söz konusudur.

Özetle ülkemiz derinleşen bir ekonomik ve siyasal kriz içindedir. Uygulanan yanlış ekonomi politikalarıyla, emeğiyle geçinen milyonlarca yurttaş yüksek enflasyon, düşük ücret ve ağır vergi yükü altında yaşam mücadelesi vermekte; kamusal hizmetlere erişim hakkı her geçen gün daha da sınırlandırılmaktadır.

Uygulanan politikalar, halkın değil, büyük sermaye gruplarının çıkarlarını temel almaktadır. Meclis işlevsizleştirilmiş, demokratik denetim mekanizmaları zayıflatılmış, belediyeler, uygulamalara itiraz ve eleştirilerini ifade eden meslek örgütleri ve sendikalar hedef haline getirilmiştir.

Toplumun geniş kesimleri gibi biz mühendisler de işsizlik, güvencesizlik, düşük ücret, mesleki itibarsızlaştırma ve liyakatsiz istihdam politikalarıyla kuşatılmış durumdayız. Genç meslektaşlarımız, yıllarca emek verdikleri meslekleriyle hayal ettikleri yaşamı kuramazken yurtdışına gitme eğilimi artmakta; bu durum ülkemizin nitelikli mühendislik ve entelektüel birikiminin kaybına yol açmaktadır.

TMMOB çatısı altında yürütülen “Boşuna mı okuduk?” kampanya sorgulaması artık bu ülkenin her gencinin iç sesi haline gelmiştir. Ancak biz, Çağdaş Mühendisler olarak, bu soruya yanıtımızı net veriyoruz: Boşuna okumadık, boyun eğmeyeceğiz.

DERİNLEŞEN HUKUKSUZLUK, ADALETSİZLİK VE ANTİDEMOKRATİK GASPLAR

Türkiye uzun süredir, anayasal düzenin ve demokratik ilkelerin sistematik biçimde tahrip edildiği, yargı bağımsızlığının fiilen ortadan kalktığı bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyadır. Siyasal iktidar; yasama, yürütme ve yargı erklerini tek elde toplamış, toplumsal muhalefeti bastırmak için hukuk dışı yolları meşrulaştırmıştır.

Yargı, siyasal müdahalelerle araçsallaştırılmış; hukuk adaletin değil, iktidarın sopası haline getirilmiştir.

Yargının siyasi çıkarlar için kullanımını en tipik örneklerinden biri olan Gezi Davası, iktidarın toplumsal muhalefeti cezalandırma aracına dönüşmüştür.

Aynı şekilde, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının ve çalışma arkadaşlarının tutuklanması, belediyelere yönelik kayyum atamaları iktidarın sandık sonuçlarına tahammül edemediğinin, tanımadığının, demokratik temsil hakkını yok saydığının açık göstergesidir. Belediyelerin gelir kaynakları merkezi idarenin baskısıyla daraltılmış, yerel yönetimlerin toplumsal hizmet üretme kapasitesi siyasal gerekçelerle sınırlandırılmıştır.

Ulaştırma ve altyapı yatırımlarında yerel yönetimlere engeller çıkarılmakta, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yerel yönetim bölgelerinde yaptığı yeni metro vb. hatlar, kentsel ulaşımda çift başlılık yaratmaktadır.

Hukukun temel ilkelerin yok sayıldığı bu koşullar altında; yalnızca bireylerin hakları değil, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütlerinin özerkliği ve demokratik işleyişi de tehdit altındadır.

Bizler biliyoruz ki; demokrasi, yalnızca sandıkta değil, adliyede, sokakta, işyerinde, Oda’da, belediyede her yerde savunulur ve bu savunma, ancak örgütlü mücadeleyle büyür.

DÜNYA VE BÖLGESEL GELİŞMELER

Dünya genelinde otoriterleşme, ekonomik eşitsizlik ve iklim sorununun olumsuz etkileri derinleşmektedir. Filistin’de devam eden insanlık dışı kuşatma, yok etme politikası ile Venezuela’ya ve diğer birçok ülkeye yönelik sömürgeci emperyalist müdahaleler, bölgesel savaşlar, artan göç hareketleri, iklim krizi, gıda krizi, açlık ve yoksulluk gibi hayati konular günümüzün önemli küresel sorunları arasında yer almaktadır.

 Kapitalizmin krizinin faturasının halklara çıkarılmasına, otoriterleşmeye, emperyalizmin saldırganlığına karşı bağımsızlık, egemenlik haklarına saygı, adalet, eşitlik, demokrasi, dayanışma, barış ve halkların refahını savunuyoruz.

MÜHENDİSLİK MESLEK ALANLARIMIZDA GÜNCEL DURUM

Sanayisizleşme, esnek ve taşeron üretim modellerinin yaygınlaşması, kamusal hizmet ve denetim anlayışından uzaklaşılması, kamusal hizmetlerin piyasa faaliyetlerine dönüştürülmesi vb. rant odaklı sermaye birikim politikaları; mühendislik hizmetlerini ve meslek alanlarımızı doğrudan etkilemektedir. Bu süreç, mühendisliği tasarlayan, inşa eden, yenilikçi ve geliştirici bir meslek olmaktan uzaklaştırmakta; mesleğin toplumsal değerini aşındırmaktadır.

Ücretlerin düşürülmesi, liyakat ilkesinin ortadan kaldırılması, nitelikli işgücünün istihdam edilmemesi; mühendisliğin işlevini ve karar alma süreçlerindeki etkisini zayıflatmaktadır. Atama ve görevlendirmelerde adayların bilgi, görgü ve deneyimleri dikkate alınmadan, yalnız tarikat ve cemaat referansları gözetilmekte, böylece yönetim ve uygulama ile ilgili görevlere yetersiz kişiler getirilmektedir. Bu yönelim, eğitimden uygulamaya, sanayileşmeden kalkınmaya, kentleşmeden tarımsal üretime, gıda güvenliğinden toplumsal refaha kadar pek çok alanda belirleyici olan mühendisliği niteliksizleştirmektedir.

Yeterli kadro, fiziki altyapı olup olmadığı yeterince incelenmeden, siyasi amaçlarla çok sayıda üniversite açılırken, bu kurumlara ayrılan bütçeler, akademik kadro sayıları ve eğitim koşulları aynı oranda iyileştirilmemekte; bu durum mühendislik eğitiminin kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir.

İşyerlerinde iş güvenliğini sağlayacak altyapı ve ekipman bulundurulması, eğitilmiş görevli istihdamı, tüm çalışanlara iş güvenliği eğitimi verilmesi vb. önlemlerin alınmaması, periyodik denetimlerin ticarileştirilmesi, iş makineleri eğitimlerinin serbest piyasaya açılması, araç imal-tadilat-montaj yönetmeliği, asansör denetimleri ve LPG’li araç yönetmeliklerinde yapılan değişiklikler ile mesleki denetimlerin sınırlandırılması gibi uygulamalar; meslek alanlarımıza yapılan müdahalelerin başlıca örnekleridir. Kamu kurumlarında mühendislerin görev alanları, meslek dışı personel eliyle yürütülmeye çalışılmakta ve yasal dayanakları oluşturulmaktadır.

Üyelerimiz; işsizlik, meslek dışı alanlarda çalışma, düşük ücret, fazla mesai ödenmemesi, uzun çalışma saatleri, iş güvencesizliği, esnek istihdam biçimleri, SGK primlerinin düşük gösterilmesi gibi ekonomik sorunların yanı sıra; kadın mühendislere yönelik cinsiyete dayalı ücret ve görev farklılıkları, mesleki yetersizlikler, siyasi baskılarla yapılan atamalar, kamuda tayin ve sürgünler ile sosyal ve özlük haklara yönelik ihlallerle karşı karşıya kalmaktadır.

ÇAĞDAŞ MÜHENDİSLER, TMMOB VE ODALARIMIZI YAŞATMAK VE GELECEĞE TAŞIMAK İÇİN GÖREVE TALİPTİR

TMMOB ve bağlı Odaların, kamusal birikim ve hizmetleri sermayeye devreden politikalara karşı yürüttüğü mücadele; iktidarın serbestleştirme, özelleştirme ve rant odaklı kentsel-kırsal dönüşüm uygulamaları açısından bir engel olarak görülmektedir.

Yapılan ve yapılmak istenen düzenlemeler; Meslek Odalarının kamu adına yürüttüğü denetim mekanizmalarını ortadan kaldırmaya, Oda-Üye ilişkisini zayıflatmaya ve meslektaşlarımızın kazanılmış haklarını gasp etmeye yöneliktir. Bu müdahaleler yalnızca meslek alanlarımızı değil, aynı zamanda toplumu ve doğayı da doğrudan etkilemektedir. Mevzuat değişiklikleriyle TMMOB Yasası’nı dönüştürmeye, Birliğimizi ve Odalarımızı yeniden şekillendirmeye yönelik adımlar atılmakta; mesleki denetimi ortadan kaldırmaya dönük girişimler ise ısrarla gündemde tutulmaktadır.

Bu koşullar altında biz Çağdaş Mühendisler, yaklaşan Genel Kurul sürecini ve devamındaki çalışma dönemini; Odamızın örgütlü gücünü büyütmek, TMMOB örgütlülüğünü pekiştirmek ve meslek alanlarımızı savunma süreci olarak görüyoruz. Karşı karşıya olduğumuz saldırılar ve içinde bulunduğumuz olumsuz koşullar, daha güçlü bir birlikteliği ve örgütlü mücadeleyi zorunlu kılmaktadır.

Bilindiği üzere, gerici ve rantçı çevrelerin meslek ve kitle örgütlerini ele geçirme çabaları özellikle genel kurul dönemlerinde yoğunlaşmaktadır. Ancak biz, bu zihniyete karşı durmaya ve Odamız ile Şubemizi bu anlayışa teslim etmemeye kararlıyız. Demokratik değerlerimizi korumak, mesleki ve toplumsal sorumluluklarımızı güçlendirmek için yeniden göreve talibiz.

Çağdaş Mühendisler olarak; ilerici, yurtsever ve toplumcu geleneğimizden ödün vermeden, kamu, toplum ve meslek yararını esas alan ilkelerimizi kararlılıkla savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

KATILIMCILIK, ÇAĞDAŞ MÜHENDİSLER’İN YÖNETİMİNDE ŞUBE İÇ İŞLEYİŞİNDE VAZGEÇİLMEZ BİR İLKE OLMAYA DEVAM EDECEKTİR

1990’lı yıllarda arkadaşlarımızın emeğiyle hazırlanan ve bu metnin sonunda yer alan “Oda Çalışma İlkeleri” doğrultusundaki çalışmalarımızı, önümüzdeki dönemde de katılımcı yöntemlerle sürdüreceğiz.

Üyelerin görüş ve önerilerinin Oda ve Şube yönetimlerine yansımasının, ancak doğrudan katılımla mümkün olabileceğinin bilincindeyiz. Bu nedenle iç işleyişimizde katılımcılığı temel alan yaklaşımımızı koruyacak, daha da güçlendireceğiz.

Çağdaş Mühendisler olarak, farklı görüşlerin ortak paydalarda buluştuğu ortamlarda demokratik katılımcılığın ve demokratik merkeziyetçiliğin çok daha işlevsel olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla hareket etmeye ve karar süreçlerine üyelerimizin etkin katılımını sağlamaya kararlıyız.

ÇAĞDAŞ MÜHENDİSLER ŞUBE-ODA KURUMSAL YAPISI VE MESLEK-MESLEKTAŞ ÇIKARLARINI KORUMA VE GELİŞTİRME ANLAYIŞIYLA YÖNETİME YENİDEN ADAYDIR

Bugün, mesleğimizi uygulayabileceğimiz ortamların yaratılması mücadelesi ile bağımsızlık, demokrasi, kalkınma ve hakça paylaşma mücadelesi her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Çağdaş Mühendisler olarak bu bakış açısını, anlayışı ve kadrolarını tekrar Ankara Şube Yönetimi’ne taşımak; ilerici, demokratik yönetim geleneğini kesintiye uğratmamak için yeniden adayız.

Çağdaş Mühendisler olarak, Şubemizin ve Odamızın Çalışma Programlarında, Oda Çalışma İlkelerinde, Ana Yönetmeliklerinde ve işleyişinde somutlanan kurumsal yapıyı ve meslek-meslektaş çıkarlarını titizlikle korumak ve geliştirmek için yeniden adayız.

Şubemiz ve Odamızı kişi, grup, öbek, siyasi çevre vb. rant hesaplarından uzak tutarak ülkemizdeki demokratik mevzileri koruma görevinin bir parçası olarak yönetime yeniden adayız.

Kendisini mesleki-demokratik kitle örgütü olarak tanımlayan Odamızın bir parçası olan Şubemiz, Çağdaş Mühendisler yönetiminde, Cumhuriyet’in başta laiklik olarak kazanımlarını savunmak, bağımsızlık, demokrasi, laiklik, özgürlük, eşitlik, adalet, kamucu kalkınma ve barış mücadelesinde yerini almaya devam edecektir.

Çağdaş Mühendisler ülke, kamu-toplum ve yurttaş çıkarlarının korunmasından, emekten, halktan, çevreden, üretimden, tüketicinin korunmasından yana bir şekilde üyelerine ve halka karşı sorumluluklarını yerine getirmeye, mesleki gelişimin sağlanması için çalışmalar yapmaya devam edecektir.

Bu çalışma anlayışı doğrultusunda düzenlenecek etkinlik ve platformlarda; meslek-meslektaş ve ülkenin temel sorunlarına ilişkin görüşler oluşturarak katılım sağlayacağız.

Bu yaklaşımlarla, bütün üyelerimizi, “birlikte üretme, birlikte karar alma, birlikte yönetme” anlayışına sahip olan Çağdaş Mühendisler’i desteklemeye, demokratik mevziimizi korumaya, güçlendirmeye ve büyütmeye çağırıyoruz.

Mesleğine, ülkemiz ve halkımıza karşı kendini sorumlu hisseden her üyemizi, Çağdaş Mühendisler anlayışının içerdiği ilerici, yurtsever, demokrat, halkçı-toplumcu tüm sorumlu üyelerimizi, mevcut gerici karanlığa karşı ülkemizin aydınlık geleceğini oluşturma mücadelesindeki bir Şube-Oda-TMMOB için bir arada olma iradesini geliştirmeye, birliğimizi pekiştirmeye çağırıyoruz.

GELECEK, ELLERİMİZDE!

Biz mühendisler için gelecek, sadece bilimsel ve teknolojik gelişmeyle değil, bu birikimin kim için, ne için ve nasıl kullanıldığıyla birlikte düşünülmelidir.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girdiğimiz bu dönemde bizler, sadece geçmişin kazanımlarını savunmakla yetinmiyor, geleceği eşitlik, özgürlük ve dayanışma temelinde kurmak istiyoruz.

Toplumsal eşitliği temel alan, sanayileşen, üreten, kalkınan, bağımsız ve demokratik bir Türkiye için mühendislik aklını ülkenin, kamunun, toplumun, yurttaşların hizmetine sunmak için kullanıyor, çözüm üretiyor ve birlikte mücadele etmek gerekliliğine inanıyoruz.

Mesleğimizi savunurken aynı zamanda geleceğimizi, ülkemizi, doğayı ve insan yaşamını savunuyoruz.

Çünkü biz mühendisiz; analiz ederiz, planlarız, çözümleriz. Aynı zamanda yaşadığımız hayatın sorumluluğunu da üstleniriz.

Yaşadığımız mesleki sorunların ülke sorunlarından ayrı düşünülemeyeceğini biliyor ve Çağdaş Mühendislik anlayışımızı, bu ülkenin eşit, özgür, üreten ve adil geleceğine katkı sunmak için var gücümüzle sürdürüyoruz.

ÜLKEMİZİN VE HALKIMIZIN ÇIKARLARI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ

Çağdaş Mühendisler:

  • IMF, Dünya Bankası ve diğer uluslararası sömürü mekanizmaları tarafından dayatılan dışa bağımlı, ABD-AB destekli neoliberal ekonomik sosyal politikaların uygulanmasından vazgeçilmesini savunur.
  • Sömürü, rant, yolsuzluk, işsizlik ve yoksulluk düzenine karşı emekten, halktan yana eşit özgür bir yaşamın örgütlenmesini; toplumsal yararları esas alan ulusal bilim ve teknoloji politikaları temelinde insan ve doğal kaynaklarımızı üretime yönlendirecek demokratik katılımcı planlı kamucu ekonomi ve kalkınma stratejisinin benimsenmesini savunmaktadır.
  • İnsandan, emekten ve yaşam çevresinden yana bir üretim ve sanayileşme-kalkınma politikası çerçevesinde tüm kurumsal yapı ve işleyişin yeniden düzenlenmesini; bu çerçevede Türkiye’nin temelden farklı bir güzergaha yönelmesini; emperyalizmden, neoliberal serbest piyasa politikaları ve rant ekonomisinden radikal bir kopuşun gerekliliğini savunmaktadır.
  • Sanayi, tarım, ticaret, hizmet alanlarında sermaye ve rant tekellerinin egemenliğini kıracak; üretim ve bölüşüm ilişkilerini toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda düzenleyecek bir paradigma değişimine duyulan ihtiyaç acildir. Bu yönde bir değişim sağlanması için eklektik liberal politikalarla ekonomiyi piyasaya bırakmaktan, sektörleri rekabetçi kılma vb. söylemlerden koparak halktan ve emekten yana; demokratik, eşitlikçi, kamucu, toplumsal kalkınmacı ilkeleri benimseyen bir yönetim değişikliği gerekliliğine inanmaktadır.
  • Savunduğumuz kamucu/toplumcu bütüncül yaklaşım; ekonomi, doğa, toplum, siyaset, devlet ilişkilerinin dönüştürülmesini ve demokratikleşmesini hedeflemektedir.
  • Bağımsızlık, sanayileşme, toplumsal kalkınma ve demokratikleşmeyi bir bütün olarak savunmaktadır.
  • Kamu mülkiyetinin yaygınlığının, kamu ekonomisinin kapsam ve kapasitesi, kamusal sosyal hizmet alanlarının genişliği-etkinliğinin, planlamanın başarılı olması ve toplumsal refahın sağlanmasında yararlanılacak en etkin araçlar olduğuna inanmaktadır.
  • Kamu kuruluşlarının halkımıza daha iyi hizmet vermek amacıyla geliştirilmesini, kamu kaynaklarının üretime, yatırıma, istihdama, sosyal devlet harcamalarına yönlendirilmesini, kamu girişimciliğinin önündeki engellerin kaldırılmasını savunur.
  • Serbestleştirme ve özelleştirmelerin durdurulmasını, özelleştirilen kuruluşların kamulaştırılmasını, özelleştirme sürecinde parçalanan kurumların yeniden birleştirilmesini, kamusal alanların titizlikle korunmasını savunur.
  • Doğal kaynaklarımızın tasarruf hakkının kamuda kalmasını öngörür.

Bizim savunduğumuz model, salt teknik ve ekonomik bir programın çok ötesinde, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti çerçevesinde kurgulanmış kapsamlı bir toplum sözleşmesidir. Bu modelin temel taşlarını ve somut adımlarını şöyle özetleyebiliriz:

Her şeyden önce, tam bağımsızlık ekseninde, katılımcı ve bilimsel bir ulusal planlamaya acilen ihtiyacımız var. Beş yıllık kalkınma planlarını yeniden etkin, bağlayıcı ve yönlendirici ana araçlar haline getirmeliyiz. Bu planlar, katılımcı demokrasi anlayışıyla; sendikaların, meslek odalarının, , üniversitelerin, üretici ve tüketici kooperatiflerinin ve demokratik kitle örgütlerinin etkin katılımcısı olduğu bir süreçle hazırlanmalıdır.

Planlamanın stratejik odağına ise, geleceği şekillendirecek yüksek teknoloji alanları ile (sağlık, eğitim, gıda, barınma, ulaşım, enerji gibi) halkın temel ve ertelenemez toplumsal ihtiyaçlarına yönelik üretimler yerleştirilmelidir.

Ulusal kaynaklar, verimlilik, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda kriterleriyle, üretken ve katma değeri yüksek yatırımlara, nitelikli eğitime ve ülkenin bilim ve teknoloji alt yapısının güçlendirilmesine, kanalize edilmelidir.

Planlamanın omurgasını kamu mülkiyeti ve kamu girişimciliğinin yeniden ve güçlü bir şekilde inşası oluşturmalıdır. Enerji, maden, iletişim, ağır sanayi, bankacılık gibi stratejik sektörlerde özelleştirme politikaları derhal durdurulmalı, tasfiye edilen kamu varlıkları yeniden kazanılmaya başlanmalıdır.

Kamu İktisadi Teşebbüsleri, kâr amacı gütmeyen, ülkenin teknolojik gelişimine öncülük eden, bölgeler arası dengesizliği gideren, stratejik fiyat istikrarı sağlayan ve toplumsal refahı artıran kurumlar olarak yeniden yapılandırılmalıdır.

Bu yapıyı yeşertecek olan, bilim ve teknolojide benimseyeceğimiz kamucu, açık, özgür ve barışçıl modeldir. “Açık Bilim” ve “Açık İnovasyon” ilkeleri temel politika haline getirilmeli, kamu tarafından finanse edilen tüm araştırmaların sonuçları şeffaf bir şekilde toplumun erişimine açık olmalıdır.

Üniversite-sanayi-kamu işbirliği, uluslararası tekellerin çıkarlarına değil, öncelikle ülkenin toplumsal ihtiyaçlarına, çevre dostu teknolojilere ve insanı merkeze alan çözümlere odaklanmalıdır.

Tüm bu süreçlerin kalbinde emeğin ve doğayı merkeze alan, adil bir üretim ve bölüşüm düzeni yer almalıdır.

  • Sanayileşme, güvenceli, sendikalı, insan onuruna yakışır ücretli, sağlıklı ve demokratik çalışma koşullarında istihdam yaratmalıdır.
  • Taşeronlaşma, kayıt dışılık ve her türlü esnek-güvencesiz çalışma modeli terk edilmelidir.
  • Üretim süreçleri ve teknolojik tercihler, ekolojik sınırlara saygılı, döngüsel ekonomi ilkelerini benimsemiş, su ve enerji verimliliğini maksimize eden, doğayı metalaştırmayan bir anlayışla tasarlanmalıdır.
  • “Yeşil dönüşüm”, dışarıdan dayatılan bir finansal yük değil, yerli teknoloji, nitelikli istihdam ve yeni sanayi dalları yaratan, toplumsal adaleti gözeten bir kalkınma ve bağımsızlık fırsatına dönüştürülmelidir.
  • Tüm yatırım ve altyapı projeleri, çevresel, sosyal, ekonomik ve teknik etki değerlendirmelerine tabi tutulmalı, bu değerlendirme süreçleri şeffaf, katılımcı ve bilimsel verilere dayalı olmalıdır. Karar alma mekanizmalarında liyakat, bilim ve kamu yararı tek ölçüt olmalıdır.
  • Enerji, maden, ulaşım, sağlık vb. kamu hizmet niteliğindeki sektörlerde bazı özel şirketlere tanınan ayrıcalıkların ve ilgili sözleşmelerin iptal edilmedir
  • Kamucu, toplumcu demokratik katılımcı bir planlama anlayışıyla tasarlanacak ve uygulanacak enerji politika ve uygulamaları ile yurttaşların ve toplumun ortak gereksinimleri olan kamusal hizmetlerin; beslenme ve temel ihtiyaç maddelerinin temini, barınma, sağlık, eğitim, güvenli çalışma ve yaşam koşulları, ulaşım, iletişim, kültürel, sportif hizmetler ve faaliyetlerin ihtiyaçlarını karşılayacak miktar ve nitelikte enerjinin üretimi, iletimi ve dağıtımı kamu kuruluşları eliyle yapılmalıdır.
  • Bu çerçevede enerjinin doğal ve toplumsal çevreye olumsuz etkileri asgari düzeyde tutularak ve azami ölçüde yenilenebilir kaynaklara dayalı, etkin ve verimli olarak üretimi, iletimi ve dağıtımı hedeflenmelidir
  • Akkuyu ve Sinop NGS gibi riskli, dışa bağımlı, pahalı projeleri iptal etmeli; Akkuyu NGS, TANAP, Türk Akımı vb, projelerde yapıldığı gibi bazı ticari sözleşmelerin, bir tür “yasal hile” ile gereği olmadığı halde TBMM onayından geçirilerek uluslararası sözleşme niteliği kazandırılması ve ulusal iç hukukun denetimi dışına çıkarılmasına son verilmeli; var olan bu tür sözleşmeler ivedilikle yeniden görüşme konusu yapılmalı, ülke ve toplum çıkarları doğrultusunda değiştirilmelidir.
  • İthal edilen petrol, doğal gaz, kömür gibi enerji ham maddeleri ile ilgili alım anlaşmaları yeniden görüşme konusu yapılmalı, ülkemiz aleyhine olan hükümlerin iptal edilmesini sağlamalı; Ülkeden geçen tüm transit boru hatları millileştirilmeli ve kamulaştırılmalıdır.
  • Kentlerimiz ulusal, bölgesel ve yerel ölçekteki planlamalarla bilime ve tekniğe dayalı, doğal ve kültürel varlıklarımızı koruyacak bir anlayışla ele alınmalıdır,
  • Kamu kaynak ve arazileri bütçe açıklarını veya bütçe dışı projelerin açıklarını kapatmak için satılmamalı, ipotek edilmemeli; bütün kaynak ve varlıklar yurttaşlarımızın eşit bir şekilde yararlanacağı düzenlemelerle kamu elinde tutulmalıdır.
  • Ulaştırma master planlarında, birim enerji tüketimi daha düşük olan sistemlere (demiryolu ve denizyolu) öncelik verilmeli, mevcut sistemlerin kapasitelerinin tam olarak ve verimlilikleri geliştirilerek kullanılması hedeflenmelidir. Ulaşım, taşıma ve otomotiv sektörüne ilişkin mevcut yasalar bu esaslar doğrultusunda gözden geçirilmelidir.
  • Türkiye’de, yaş ortalaması 14-15 olan 35 milyon motorlu taşıtı elektrikliye çevirmek gibi çok büyük mali kaynakları gerektirecek ve uzun yıllar alacak milyon hayalci yaklaşımlar bir kenara koyulmalıdır. Yüksek dizel yakıt tüketimi olan iş makineleri, şantiye tipi ağır hizmet kamyonları ve kent içi ulaşımda kullanılan otobüs filosunun elektrikliye dönüştürülmesi, bu gruplarda elektrikli araçların ağırlık kazanması hedeflenmelidir.
  • Özel oto sahipliğini özendiren bireysel taşıma sistemleri yerine, kent içi ulaşımda, mümkün olduğu yerlerde yürüyüş ve bisiklet yollarını, elektrikli raylı toplu taşımacılığı, kentler arası ulaşım ve lojistikte raylı sistemleri ve deniz taşımacılığını başat hale getirecek politika ve uygulamalara bir an önce yönelmek zorunludur. Üç tarafı denizlerle kaplı ülkemiz, Cumhuriyet’in ilk dönemlerindeki gibi yüzünü tekrar denizlere dönmelidir.
  • Sahil kentlerinin semtlerini, kent ölçeğinde kentleri birbirlerine bağlayan düzenli deniz ulaşımı hizmetleri tesis edilmeli ve yolcu ve yük taşımacılığı ivedilikle tekrar hayata geçirilmelidir.
  • İhraç ve ithal edilen malların deniz yoluyla nakliyesi için yabancı armatörlere milyarlarca dolar ödenmesine son verilmeli; emtianın yerli armatörler ve Türk bayraklı gemilerle taşınması için yerli deniz taşımacılığı ve gemi işletmeciliği geliştirilmelidir.
  • Özel ve yabancı şirketlerin denetimi altındaki liman işletmeciliği gözden geçirilmeli, sektörde millileştirme ve kamulaştırma programları uygulanmalıdır.
  • Yeni yolcu, lüks yolcu gemisi, dökme yük ve konteynır limanlarının yer ve yapım zamanları planlanmalı ve  ülkenin lojistik kapasitesini arttırıcı yatırımlara zamanında başlanmalıdır.
  • Tersane, gemi bakım onarım yenileme vb. yatırım yerleri, yöre halkının ve yerel inisiyatiflerin görüş ve olurları alınarak, kamu eliyle planlanmalı ve yapılmalıdır.
  • Ülke güvenliği için tehdit unsuru olma riski taşıyan uluslararası boru hatları (TANAP, BTC, Türk Akım vb.) millileştirilmeli, ulusal ve kamusal denetim altına alınmalıdır.
  • Ulaşımda enerji verimliliği çalışmalarının, çevresel etkileri de dikkate alınarak, ilgili tüm alanlarla bir arada ve bir bütün olarak değerlendirilmesini sağlayan ulusal bir politika içinde sürdürülmesi esas alınmalıdır.
  • Ülkenin ve kentlerin kaderini etkileyecek büyük projeler ilgili tüm kesimlerin, meslek odalarının, bilim insanlarının, üniversitelerin, yerel idarelerin, kamu kuruluşlarının, yurttaş inisiyatiflerinin vb. bilgi ve erişimine sunulmalı, tüm bu tarafların tartışma ve karar süreçlerine katılımları sağlanmalıdır.
  • Tersane, gemi bakım onarım yenileme vb. yatırım yerleri, yöre halkının ve yerel inisiyatiflerin görüş ve olurları alınarak, kamu eliyle planlanmalı ve yapılmalıdır.
  • Ulaşımda enerji verimliliği çalışmalarının, çevresel etkileri de dikkate alınarak, ilgili tüm alanlarla bir arada ve bir bütün olarak değerlendirilmesini sağlayan ulusal bir politika içinde sürdürülmesi esas alınmalıdır.
  • Yaşanabilir bir çevrede yaşama hakkı benimsenmelidir
  • Sağlık hizmetlerinin tümü parasız olmalıdır.
  • Eğitim, laik bir çerçevede yeniden düzenlenmeli, üniversitelerde bilimsel ve yönetsel özerklik sağlanmalı, her kademede eşit ve parasız olmalıdır.
  • Tarımda destekleme kurumları korunmalı, tarımsal sanayiler geliştirilmelidir.
  • Örgütlenmenin ve hak arama yollarının önündeki tüm engeller kaldırılmalı; her alanda grevli ve toplu sözleşmeli sendikal haklar yasal güvenceye alınmalıdır.
  • İnsan hakları ihlallerinin durdurulmalı. düşünce ve ifade özgürlükleri geliştirilmeli; hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı sağlanmalıdır.
  • Cumhuriyetin laiklik başta olmak üzere temel değerlerini, ekonomik ve sosyal kazanımlarını ve halkımızın çıkarlarını gözeten, insanı öne çıkaran, üreten, sanayileşen, hakça bölüşen, demokratik katılımcı, çağdaş bir ülke yaratılmalıdır.

Çağdaş Mühendisler, tüm örgütsel birikimini bu hedefler için seferber ederek cumhuriyet, emek, demokrasi, laiklik, bilim ve bağımsızlık yanlısı güçlerle ortak çalışmalar yapacaktır.

ŞUBE-ODA MESLEKİ ÇALIŞMALARINDA TEMEL ALINACAK ESASLAR VE YAPACAKLARIMIZ

Önceki bölümlerde belirttiğimiz yaklaşımlar temelinde Çağdaş Mühendisler önümüzdeki 30. çalışma döneminde aşağıda özetlenen çalışmaları yapacaktır.

KAMUSAL ALANIN DÜZENLENMESİNDE KURUM VE KURULUŞLARLA İLİŞKİLER

Emek-Meslek Örgütleri ile ilişkiler

  • Ülke ve meslek sorunlarıyla ilgili tüm alanlarda emek ve meslek örgütleriyle işbirliği içinde olan TMMOB’nin etkinliklerine aktif katılım sağlanacaktır.
  • Odamız ve TMMOB’nin kurduğu veya kuracağı uluslararası mesleki ilişki ve çalışmalarda Şubemiz üzerine düşen görevleri yerine getirecektir. Bu dönemde gerçekleştirilecek etkinlik sayısında artış hedeflenecektir.
  • TMMOB İKK çalışmalarının aktif öznesi olunacak, tüm çalışmalara etkin katkı ve katılım sağlanacak, TMMOB’yi 25. Oda olarak gören tüm anlayışların karşısında durulacaktır.
  • Diğer demokratik oluşumlarla ortak davranış ve mücadele kültürü oluşturulması için çaba sarf edilecektir.
  • Üyelerimizin ekonomik, sosyal ve demokratik taleplerinin karşılanabilmesinin ancak örgütlü yapıların mücadelesinden geçtiği bilinciyle, Odamızın örgütlenmeyi geliştirici, özendirici işlevinin devamı sağlanacak; demokratik kitle örgütleri, sendikalar ve uzmanlık alanlarımızdaki örgütlü yapılarla ilişkilerin güçlendirilmesi çalışmaları yapılacaktır.
  • Meslek alanlarımızla ilgili tüm tarafların katıldığı platformlar oluşturulacak, ortak çalışma kurulları özendirilecektir.

Mevzuat Çalışmalarında Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkiler

  • Uzmanlık alanlarımızla ilgili yasa, yönetmelik ve standartların, meslek ve meslektaş çıkarları temelinde oluşturulması için aktif görevler üstlenilecek, bu süreçlere müdahil olunacaktır.
  • Uzmanlık alanlarımıza yönelik uygulamaların kamu adına Odamızca denetlenmesi, tüketicinin ve çevrenin korunması, işçi sağlığı ve iş güvenliği gibi konularda Şubemizce ve Odamızca yürütülen teknik hizmetlerin niteliğinin yükseltilmesi ve kurumsal bir yapıya kavuşturulması çalışmalarına hız verilecektir.
  • Uzmanlık alanlarımızla ilgili tüm mevzuat değişikliklerinin ülkemizin geleceğine, sanayisine, halkımıza, mesleğimize ve meslektaşlarımıza etkileri, düzenlenecek kongre, kurultay, sempozyum, söyleşi, panel vb. etkinliklerimizde tartışmaya açılarak aktif bir tutum sergilenecektir.
  • Üretilecek projelerle ülkemiz ve üyelerimiz lehine bilimsel çalışmalar yapılacaktır.

Yerel Yönetimlerle İlişkiler

  • Yerel yönetimlerin demokratik kitle ve meslek örgütlerinin katkı ve katılımına açık olması, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde halkın müşteri değil hizmet alanlarının gerçek sahibi olarak görülmesi, hizmetlerin halka parasız veya en ucuz şekilde sunulması ve ‘Çağdaş, Planlı, Sağlıklı, Güvenli ve Demokratik Bir Kent Yaşamı’ doğrultusunda görüş ve öneriler oluşturulacak, görüşlerimiz yerel yönetimler ve kamuoyu ile paylaşılacaktır.
  • İktidarın ve yerel yönetimlerin yanlış uygulamalarının kentimize yönelik yıkıcı etkilerine karşı azami duyarlılık gösterilecektir.
  • Ankara’nın ulaşım planlaması endüstri mühendisliği ve yöneylem disiplinlerinin sağladığı güncel olanaklar çerçevesinde yapılan analizler sonucunda yapılacak kapsamlı planlara göre yürütülmesi ve bu planların önceliğinin toplu ulaşım ve yaya/bisiklet olması için çaba sarf edilecektir.
  • Egzoz ve diğer kirleticiler, ekonomik sürüş, elektrikli araçlara dönüşüm gibi adımlarda yerel ve kamu yönetimlerini destekleyici çalışmalar yapılacaktır.
  • Trafik ve ulaşım güvenliği tasarım kriterlerine uymayacak şekilde inşa edilen yollar ve trafik yoğunluğuna yol açan uygulamalara yönelik iyileştirme amaçlı çalışmalara katkı verilecek, Şube-Oda görüşleri hazırlanarak yerel yönetimlere İKK çalışmaları içinde yönlendirici destek verilecektir.
  • Geri dönüşüm projelerinin kent çapında yaygınlaşması için bilgilendirici destek verilecektir.

Üniversitelerle İlişkiler

  • Başta yayın faaliyetleri ve mesleki komisyonlar olmak üzere, Şubemize her konuda katkı sunmuş olan akademisyenler ile yürütülen ortak çalışmalar geliştirilerek devam ettirilecektir. “Üniversitelerle İlişkiler Komisyonu” kurularak üniversitelerde görev yapan meslektaşlarımızla ilişkilerimiz süreklileştirilecektir.
  • Oda süreli yayınlarının geliştirilmesi ve uluslararası izlenilirliklerinin artırılması amacıyla Odamızın Yayın Kurulu, Hakem heyeti ve Makale yayımlanması çalışmalarına Şubemizce katkı sunulmaya devam edilecektir.
  • Şube-Üniversite işbirliği çerçevesinde üniversitelerin MÜDEK kapsamındaki çalışmalarında Şubemiz tarafından katkı konulmaya devam edilecektir.
  • Mezun olan meslektaşlarımızın çalışma yaşamındaki mesleki yönelimleri ile uzmanlık alanlarının tespiti ve izlenebilirliğinin sağlanması konularında çalışmalar yapılacaktır.
  • Şube-Üniversite-Sanayi işbirliği çerçevesince ortak yapılacak planlama ve protokollerle gerek son sınıf gerekse yeni mezun üyelerimizin mesleki gelişimlerine katkı oluşturmak, uygulama ve deneyimlerini artırmak amacıyla laboratuvar ve tesislerin ortak kullanımı yönünde çalışmalar yürütülecektir.
  • Üniversitelerle yapılacak ortak çalışmalarla bilim ve teknikte gelişmeleri önceleyerek sanayinin de ihtiyaçlarını gözeten bir anlayışla mevcut eğitim müfredatına katkı oluşturan İş Hukuku ve Mühendis Etiği, Makina Mühendisliği Uzmanlık alanlarının tanıtımı ile uzmanlaşma ve çalışma alanlarında tercih oluşturma, mezuniyet sonrası ihtiyaçları içeren eğitim müfredatı ile son sınıf öğrencilerine yönelik dönem içerisinde ve sistematik olarak eğitim planlamaları yapılacaktır.
  • Makina, Endüstri, Havacılık/Uzay, Uçak ve Otomotiv Mühendisliği Bölümleri’nde son sınıf öğrencilerine yönelik “Bitirme Projesi Yarışmaları” kapsamındaki çalışmalara ağırlık verilecektir.
  • Öğrenci üyelerin zorunlu staj uygulamalarında, staj yeri tespitinden içeriğine kadar ulusal bir mevzuatla garanti altına alınacağı bir düzenlemenin yapılması için gerekli girişimlerde bulunulması yönünde çalışmalar yürütülecektir.

Sektör Dernekleri ile İlişkiler

  • Sektör Dernekleri ve OSB’lerde kurulan Kümeler ile kurumsal işbirliği geliştirilerek üyelerimize ve ara teknik elemanlara yönelik eğitim/seminer çalışmaları artırılarak geliştirilecektir.
  • Sektör Dernekleri ve OSB’lerde kurulan Kümeler ile kurumsal işbirliği geliştirilerek meslek ve meslektaş çıkarları doğrultusunda mevzuat çalışmalarını önceleyen bir anlayışla mesleki yeterlilik ve çalışma hayatının düzenlenmesinde aktif rol alınmaya devam edilecektir.

MESLEK VE MESLEKTAŞ ÇIKARLARINI ÖNCELEYEN, GÜCÜNÜ ÜYEDEN ALAN, ÜYELERİYLE SÜREKLİ VE SAĞLIKLI İLİŞKİNİN KURULMASININDA KATILIMCILIĞI ESAS ALAN ŞUBEMİZCE;

Şube-Oda çalışmalarında dar grupçu anlayışların karşısında durarak tüm örgütü kucaklayan, katılımcılığı esas alan, kurullarına saygı duyan, keyfi uygulamalara prim vermeyen bir hizmet anlayışı esas alınacaktır.

Üye İlişkileri ve Çalışma İlkeleri

  • Üyesine değer veren, sorunlarına sahip çıkan ve çözüm üretmeye çalışan bir çalışma tarzı benimsenecektir.
  • Üyelerimizin mesleki gelişimi, dayanışması ve bilgi paylaşımı için etkin çalışmalar yürütülecek; üyelerimizden aldığımız güçle oluşturduğumuz Şube-Oda kazanımları her platformda mesleğin ve meslektaşlarımızın yararına sunulacaktır.
  • Önümüzdeki iki yılda, üyelerimizin yeni alanlarda yüzlerce konuda çalışma yapabilecekleri, Şube etkinlikleri ile meslektaş sorunlarını tartışabilecekleri, sosyal etkinlikler ile bir araya gelebilecekleri, ülke sorunlarına bilimin ışığında, akılcı çözümler ile yaklaşabilecekleri örnek bir Şube ortamı yaratılacaktır.
  • Oda çalışmalarının üyelerimize daha etkin ve hızlı paylaşımı amacıyla kurulan “Makina Mobil” uygulamasının tüm üyelerce kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalar yürütülecektir.
  • Geleneksel Gece etkinliği ve üyelerimizin mesleki hayatlarında bir dönemi ifade eden ve 5., 10., 15. ve 20., 25., 40., 50. yılını dolduran meslektaşlarımıza yönelik “Onur Yılı” buluşmalarına devam edilecektir.
  • Bu dönemde MOBİS (Mobil Oda Bilgi Sistemi) projesinin tamamlanması ile üyelerimize sunduğumuz hizmetler daha kaliteli, izlenebilir ve kolay hale gelecektir.

Yeni Mezun ve İşsiz Mühendislere Yönelik Çalışmalar

  • Yeni mezun ve işsiz üyelerimizin iş edinme sürecinde Şubemizce daha kurumsal ve aktif bir rol alınacak olup;

       – Üyelerimizin iş arama süreçlerini hızlandırmak ve doğru işi bulmalarını sağlamak,

       – İş arayan meslektaşlarımızla ilgili firmaları buluşturmak,

       -İş arayan üyelerimize danışmanlık yaparak üyelerimizi uzmanlık alanlarına göre yönlendirmek amacıyla “Makina Portal” üzerinde oluşturulan “İş & Mühendis’’ modülü 30. Dönemde geliştirilerek sürdürülecektir.

Bu süreçte üyelerimizin mesleki ve kişisel gelişimlerini yakından takip ederek etkili mülakat teknikleri, CV hazırlama teknikleri, iş ararken dikkat edilmesi gereken hususlar vb. konularda çeşitli eğitim ve etkinler düzenleyerek üyelerimizle dayanışma faaliyetlerimiz geliştirilecektir.

  • Meslek alanlarımızda yaşanan işsizlik sorununun nedenleri rapor haline getirilecek, meslektaşlarımızın dayanışma kültürünün geliştirilmesine katkıda bulunulacaktır.
  • Yeni mezun ve işsiz üyelerimizin istihdam sürecinde uzmanlık alanlarına yönelik mesleki yeterliliklerini destekleyecek ücretli/ücretsiz eğitim ve seminer planlamaları yapılacaktır.
  • Makina Mühendisleri Odası çalışmalarında ve meslek alanlarında yıllarca tecrübesi ve emeği ile yer alan üyelerimizin bu alanlarda daha yeni olan üyelerimize yol göstericilik yaptığı, deneyimlerini aktardığı, mesleki yolculuklarına ışık olduğu ‘‘MMO Yol Gösterici ve Rehberlik Programı’’ kesintisiz bir şekilde yürütülmeye devam edilecektir.
  • Özel sektörde ve kamudaki ücretli çalışan üyelerimizin ekonomik demokratik ve özlük haklarının geliştirilmesi yönünde çalışmalar yürütmek, hak kayıplarında ve hukuki sorunlarda görüş oluşturmak amacıyla kurulan Hukuk Birimi çalışmaları genişletilerek sürdürülecektir.

Öğrenci Üyelere Yönelik Çalışmalar

  • Mezuniyet sonrasında mühendis ve Oda yöneticisi adayı olacak öğrencilerimize, mesleğe hazırlanmalarına yönelik her türlü katkı ve desteğin verilmesine devam edilecektir.
  • Öğrenci üyelerimizin mesleki gelişimine yönelik dönem içerisinde düzenlenen oryantasyon eğitimlerinin Üniversite-Oda iş birliği kapsamında daha etkin ve planlı yürütülmesine devam edilecektir.
  • Makina, Endüstri ve Otomotiv Mühendisliği Bölümleri’nde son sınıf öğrencilerine yönelik “Bitirme Projesi Yarışmaları” kapsamındaki çalışmalara ağırlık verilecektir.
  • Üyelerimizin çalışmalarını yapabileceği modern mekanlar oluşturularak mühendislik kaynaklarına ulaşabilecekleri kütüphanemiz açılmış olup geliştirilecektir.
  • Öğrencilerin yurt, barınma ve sağlıklı beslenme hakkı mücadelesinde kurumların harekete geçirilerek çözüm üretilmesi için faaliyetler yürütülecektir.
  • Öğrenci üyelerimize yönelik staj programlarının Oda-Sanayi iş birliği kapsamında daha etkin ve planlı yürütülmesine devam edilecektir.

Şube Komisyonlarının Oluşturulması ve Çalışma İlkeleri

  • Meslek alanlarımıza yönelik uzmanlık komisyonlarının sayısı ve etkinliği artırılacak, komisyonların kent ölçeği ve ulusal ölçekte görüş, rapor, değerlendirme çalışmalarına katkı koymaları sağlanacaktır.
  • Şubemizin katılımcılığı esas alan kurumsal yapısının en dinamik bölümü olan Komisyon çalışmaları, 30. Dönem Şube Yönetim Kurulu’nun nihai halini vereceği Çalışma Programı çerçevesinde geliştirilecektir. Komisyonlar, Şube ihtiyaçları ve üyelerimizden gelecek talepler üzerine oluşturulacak, komisyon görüşlerinin oluşturulmasında üye uzmanlık alanları gözetilerek tüm üyelerin katılımına açık halde yürütülme anlayışı devam ettirilecektir.
  • Uzmanlık Komisyonları yanında Sosyal Etkinlikler Komisyonu oluşturularak sosyal ve kültürel etkinliklere ağırlık verilecek, Şube Tiyatro topluluğumuz tekrar hayata geçirilecektir.

Kongre, Kurultay, Sempozyum, Söyleşi Etkinlikleri

  • Şubemiz sekretaryalığında yapılan merkezi etkinliklerin, uluslararası bilim ve mühendislik çevrelerinden azami katkı alabilmesi ve nitelik olarak daha üst seviyelere çıkarılması için çalışılacaktır.
  • Gerek ülke gündemindeki gerekse üyelerimizi ilgilendiren güncel ekonomik-sosyal, bilimsel-teknik ve kültürel konularda kongre, sempozyum, konferans, seminer, söyleşi vb. etkinlikler ile önceki dönemlerde Oda merkezi adına Şubemiz sekretaryalığında düzenlenen etkinlikler geliştirilerek sürdürülecektir.
  • Bu bağlamda 30. Dönemde Şubemiz sekretaryalığında;

– 15. Kaynak Teknolojisi Ulusal Kongre ve Sergisi – 2026, 

– Savunma Sanayi ve Havacılık alanlarında sempozyum düzenlenecektir.

Şube İl / İlçe Temsilcilikleri ve Üyeye Yönelik Çalışmalar

  • Temsilcilikler, 30. Dönem çalışma takvimi içerisinde uygulanmak üzere Temsilcilik Çalışma Programını oluşturarak daha etkin ve üye odaklı olarak faaliyetlerini yürütecektir.
  • Temsilciliklerin kendi etkinlik alanlarında yerel yönetimler ve meslek örgütleri ile etkili iletişim içine girmeleri sağlanacak, oluşturulacak yerel platformlarda aktif görev almaları sağlanacaktır.
  • Temsilcilik mekanlarının üyenin kullanımına uygun, toplantı, eğitim vb. faaliyetlerini gerçekleştirecek düzeyde fiziksel gereklilikleri ivedilikle yerine getirilerek Şube faaliyetlerinin tamamının Temsilcilikler eliyle ve yerinde yapılması sağlanacak olup işyerleri ve üniversiteler ile daha aktif ilişkiler kurularak üyelerin katılım sağlayabilecekleri etkin üye ilişkileri kurulması yönünde çalışmalar geliştirilecektir.
  • Temsilciliklerde bölgesel ihtiyaçlar ve uzmanlık alanları gözetilerek çalışma grupları oluşturulacaktır.
  • Temsilcilik etkinlik alanında bulunan üniversitelerle ve öğrenci üyelerle Şube Çalışma programı çerçevesindeki hedeflerin hayata geçirilmesi konusunda çalışmalar yürütülecektir.
  • Temsilcilikler tarafından üyelerin katılımıyla ortak, kültürel, sanatsal ve mesleki etkinlikler yapılması sağlanacaktır.
  • Temsilcilikler, kendi sorumluluk alanlarındaki işyeri temsilcilikleri ile irtibat halinde olacak, çalışmaları koordine edecektir.

Sosyal ve Kültürel Etkinlikler

  • 29. Çalışma Dönemimizde sosyal etkinlikler kapsamında Elmadağ ve Kalecik tarih-kültür gezileri, stand-up gösterileri, oyuncu, şair ve yazarlarla söyleşiler, doğa yürüyüşleri, satranç turnuvaları, bowling turnuvaları, çini atölyesi, dans ve fotoğrafçılık eğitimleri gibi geniş yelpazede pek çok sosyal kültürel etkinliğe imza atılmıştır.
  • 30. Dönemde kurulması planlanan Sosyal Etkinlikler Komisyonu aracılığıyla mevcut etkinliklerin sayısı arttırılacak, ek olarak film gösterimleri, müzik dinletileri gibi yeni etkinlikler oluşturulacak ve tiyatro topluluğunun yeniden kurulması sağlanacaktır.

KAMU ADINA VE KAMU YARARINA YÜRÜTÜLEN MESLEKİ DENETİM HİZMETLERİ

  • Mesleki denetimin tarafsız, bağımsız ve kamu yararına çalışan Meslek Odalarınca yapılması yönünde yasal düzenlemeler yapılması için mücadele edilecektir.
  • Uzmanlık alanlarımıza yönelik uygulamaların kamu adına Odamızca denetlenmesi, tüketicinin ve çevrenin korunması, işçi sağlığı ve iş güvenliği gibi konularda Şubemiz-Odamızca yürütülen teknik hizmetlerin niteliğinin yükseltilmesi ve kurumsal bir yapıya kavuşturulması çalışmalarına hız verilecektir.
  • Kamu yararı temelinde gerçekleştirdiğimiz denetim hizmetlerinin niteliği yükseltilerek, halkımızın Ankara Şubemiz’den aldığı hizmetlerdeki memnuniyet seviyesinin artırılması sağlanacaktır. Bu kapsamda, asansör, kazan, basınçlı kap, kompresör, hidrofor, iş makinaları, NDT vb. periyodik kontroller; baca gazı ve toz emisyonu, gürültü ve titreşim ölçümleri; bilirkişilik ve mesleki denetim gibi ana alanlarda sürekli gelişim için çalışmalara devam edilecektir.
  • Giderek artan iş kazalarına ve yasal mevzuattaki yanlışlık ve boşluklara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği kapsamında müdahil olunacak, bu alanda kamu kurumları ve yerel yönetimlerle işbirliği yapılarak bilgilendirici çalışmalarda yer alınacaktır.

ÜYE UZMANLIK ALANLARININ GELİŞTİRİLMESİ VE TEKNİK EĞİTİMLER, SEMİNERLER

  • Meslek içi eğitim, belgelendirme ve akreditasyon konularında çalışmalar geliştirilerek sürdürülecektir. Açılacak kursların niteliği, sayısı ve çeşitliliği artırılacak, seminer konularının yeni yetkilendirme kurslarına temel oluşturması için çalışmalar yapılacaktır. Meslek içi eğitim konusunun bütün meslek-uzmanlık alanlarımızı kapsaması doğrultusundaki Oda politikası Şubemizde aktif olarak hayata geçirilmeye devam edilecektir.
  • Eğitim birimimizde düzenleyeceğimiz tüm eğitimlerin, meslektaşlarımızın mesleki gelişimine katkıda bulunması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, eğitimlerimizin niteliği, niceliği ve kalitesini artırmak için gerekli çalışmaların yapılmasına devam edilecektir.
  • 29. Dönemde hayata geçirerek gerçekleştirdiğimiz imalat mühendisliği destek eğitim programı, tasarım mühendisliği eğitim programı, kalite mühendisliği eğitim programı, bakım mühendisliği eğitim programı ve tasarımcılara yönelik eğitim programı gibi proje eğitimlerimiz ve sayısını yükselterek gerçekleştirdiğimiz planlama, yönetim, kalite, İSG, kaynaklı imalat alanı, bakım-onarım ve iletişim konularındaki eğitimlerimizi geliştirme çalışmalarına devam edilecektir.
  • Önümüzdeki 30. Dönemde üyelerin belgelendirme sürecindeki mesleki bilgi ve deneyimlerini geliştirmek amacıyla;

o   Havacılık ve Uzay Mühendisliği Eğitim Programı

o   Fabrika Tesis Yöneticiliği Eğitim Programı

o   Isıl Tasarım ve Yapısal Tasarım Eğitim Programı hayata geçirilecektir.

  • Bilgisayar Destekli Tasarım ve Analiz Merkezimizde; AutoCAD, CATIA Bilgisayar Destekli Modelleme, SolidCAM Bilgisayar Destekli İmalat, Fluent & FlowVision, Ansys Mechanical, Python ile Programlama, ERP, Temel ve İleri Excel eğitimlerimiz gerçekleştirilmeye devam edecektir.

BASIN, YAYIN VE İLETİŞİM ÇALIŞMALARI

  • Odamız görüş ve etkinliklerinin organizasyonunda ve kamuoyuna duyurulmasında önemli görevler üstlenen Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler biriminin etkinliğinin artırılması doğrultusundaki çalışmalara devam edilecektir. Bu kapsamda uzman yorumu ve doğru teknik içerikle haber üretmeye yönelik çalışmalar sürdürülecektir.
  • Ülkemizin, halkımızın, üyelerimizin teknik bilgi ihtiyacını karşılayan Oda yayınlarının günün ihtiyaç ve gelişmelerini karşılayacak şekilde güncellenmesi çalışmalarına katkı koymaya devam edilecek, yeni yayınlar çıkartılarak üyelerin yayınlara online ulaşması sağlanacaktır.

Çağdaş Mühendisler olarak

sorumlu bütün üye arkadaşlarımızı,

Odamızı gerici, rantçı çevrelere

teslim etmemek,

demokratik mevziimizi korumak,

tahkim etmek, çalışmalarımızın sürekliliğini sağlamak için

bir kez daha güçlerimizi birleştirmeye çağırıyoruz.

Ülkemize, halkımıza, mesleklerimize,

meslek örgütlerimize ve Birliğimize

sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Yaşasın MMO Örgütlülüğü!

Yaşasın TMMOB Örgütlülüğü!

Yaşasın Haklı Mücadelemiz!

ÇAĞDAŞ MÜHENDİSLER

ile

BİR ADIM DAHA! 

Başa dön