Değerli meslektaşlar, değişik yaşlarda makina, endüstri, havacılık, mekatronik mühendisi kadın ve erkek arkadaşlar, 2026’nın bu soğuk, beyaz ilk günlerinde sizleri, sıcak bir merhaba ile selamlıyor, sevgi, saygı ve dostluk duygularımı iletiyorum.
Mühendis olmak, yalnızca bir meslek sahibi olmak değildir. Bu ülkenin enerjisini, tarımsal ve sınai üretimin, ulaşım ve altyapı sistemlerinin, yaşam kalitesini ayakta tutan omurganın bir parçası olmaktır.
Sahada yapılan incelemelerin, şantiyelerdeki ölçümlerin, çalışma masalarında bilgisayarda yapılan çizimlerin, kullanılan programların, yapılan analiz ve çözümlemelerin ardında aslında ülkenin yurttaşları ve toplumun yararı, ülkenin geleceği vardır.
İşte tam da bu nedenle, Odamız, Makina Mühendisleri Odası var. Bu ülkenin mühendislerinin hakkı, emeği ve itibarı aranabilsin, kimsenin insafına kalmasın diye.
Bu Oda, bir bina ya da bir büro değil; yıllardır emek veren binlerce mühendisin aklı, alın teri, birikimidir.
Burada yöneticiler lüks makam arabalarına binmez, ek maaşlar, ilave ödemeler almaz.
Çünkü Odamız, bir rant dağıtım merkezi, bir çıkar kapısı değil, amatör bir ruh ve profesyonel bir anlayışla, dayanışmayla ve gönüllülükle bir araya geldiğimiz, çalışmalara omuz verdiğimiz, birlikte ürettiğimiz bir dayanışma yeridir.
Odamız parayı değil, bu ülkenin insanlarını ve mühendislerini önceleyen bir kurumdur.
Aylık 75 lira aidatla ayakta duruyoruz; ki bu, bir paket sigara parası bile değil.
İşsiz olan mühendislerden aidat alınmıyor, çünkü biz parayı değil, emeği önemli sayarız.
Ama biz sadece ayakta kalmak için değil, büyümek, büyütmek için varız.
2017 yılında SGK, TMMOB ile imzalamış olduğu “Mühendislere asgari ücret uygulaması “Protokolünü bir siyasi kararla tek taraflı olarak feshetti.
Bizi sessiz kalmamız için köşeye sıkıştırmak istediler. Biz ise direndik.
Çünkü bu Oda, mühendisleri susmaya değil, konuşmaya çağırır. Mücadelemiz hep aynı çizgide: Mühendisin emeği değersizleşmesin, bilimin sesi kısılmasın, mühendislik itibarsızlaştırılmasın diye.
Bu mücadeleyi her alanda, sahada, üretimde, eğitimde verdik. Öğrenci arkadaşlarımızı öğrenci üye yaparak Oda çalışmalarına katılmalarına, imkan sağladık.
İşsiz ve yeni mezun arkadaşlarımız için ücretsiz eğitimler düzenledik, iş bulmaları için köprü olduk.
Kongrelerle, sempozyumlarla, panellerle, söyleşilerle, webinarlarla binlerce mühendisi uzmanlarla, sanayiyle, üniversitelerle buluşturduk.
Kaynak Kongresi’nden Sanayi Kongresi’ne, İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nden öğrenci forumlarına kadar…
Her bir etkinliğimiz, mühendisliğin yalnız teknik değil, toplumsal bir güç olduğunu hatırlattı.
Her hafta ücretsiz etkinlikler, söyleşiler, kültürel buluşmalar düzenledik. Çünkü biz biliyoruz: mühendis, sadece makinayı değil toplumu da tasarlar.
Ve evet, biz siyaset de konuşuyoruz.
Ama siyaseti rant paylaşımı, koltuk kavgası, kişisel çıkar olarak görmüyoruz.
Bizim siyasetimiz, halkın refahını artırmak, bu ülkenin kaynaklarını adil biçimde kullanmak, mühendis emeğini görünür kılmak üzerinedir.
Yanlışı eleştiririz, doğruyu destekleriz.
Çünkü bu ülke hepimizin.
Bizim yaptığımız siyaset, herkesin sofrasını büyütmek, kimseyi dışarıda bırakmamak içindir.
Bizi karalamaya çalışanlar, “marjinal”, “siyasi” gibi etiketlerle konuşuyor.
Ama gerçek şu:
Bizim tek tarafımız var — halkın, bilimin ve emeğin tarafı.
Hiçbir zaman birilerinin önünde çıkar için eğilmedik.
Bugün bu ülkede bir mühendis işini yapabiliyorsa, bir mevzuat düzenlemesinde emeğinin izi varsa, orada bu Odanın da alın teri vardır.
Bu Oda, senin mesleğini korumak için var.
Ama sadece mesleğini değil, meslek onurunu da.
Mühendisliğin etiğini savunmak, mühendisliğin itibarını yükseltmek için var.
Ve bunu yaparken hiçbir baskıya, hiçbir yalan kampanyasına boyun eğmedi, eğmeyecek.
Çünkü biz biliyoruz ki; sen yoksan, bir eksiğiz.
Her yeni üye, bu ülkenin geleceğine eklenmiş bir tuğladır.
Bu Oda seninle tamamlanır.
Seninle güçlenir.
Seninle mücadele eder.
Bizim yolumuz uzun, ama yönümüz belli:
Bilimin ışığında, emeğin onuruyla, dayanışmanın gücüyle…
Biz burada, bu ülkenin mühendisleri için, halkı için, geleceği için varız.
Ve bundan bir adım bile geri atmayacağız.
